Bir yazarın dediği gibi; Feodal Kürtlerle – Göçebe Türkler kentleştiği sürece Türkiye gelişmişliğini sağlamış olacaktır. Kentlileşme süreci tamamlanmadığı sürece ise az gelişmişlik devam edecektir. Bunun için köyden kente göç eden insanların kurdukları köy dernekleri yerine kentin yaşamsal sorunlarını çözen ve yeni yaşam biçimleri sunan sivil toplum örgütlenmeleri bilincinin yerleşmesi gerekir.
Çünkü köy dernekleri bulundukları kente feodal yaşam tarzını getirmekte, köyden kente gelen insanların köydeki yaşam biçimini devam ettirmesini sağlamakta, bu ise modernleşmeyi ve çağdaş kentli olgusunu yavaşlatmakta ve köylü toplum olgusunu yaratmaktadır.
Örneğin; Kentte yaşayan birilerinin köydeki cami yapımı için belediyeden, yani yaşadığı kent belediyesinden maddi katkı istemesi kentli yaşama adapte olamadığının tipik bir örneğidir.
Köy dernekleri etrafında değil kentliliği yaşatan ve insanın sosyalleşme sürecine etkin katılımını sağlayan çevre dernekleri, kültür dernekleri, mesleki ve sosyal yardımlaşma dernekleri ve çevre güzelleştirme dernekleri etrafında sosyal aktivitelerini sürdürmelidirler.
Bu sayede çevrenin yeşillenmesine düzenli park ve koruluk alanları yapılmasına katkı sağlarlar. Kültürel etkinliklere katılarak daha eğitimli ve çağa uygun donanımda bilinçli, paylaşımcı kentli bireyler olmayı sağlarlar.
Kentsel dönüşümün gerçekleşmesine katkı sağlayarak ve daha düzenli modern bir kentleşme sürecinde yaşayarak sosyal aktivitelerini geliştirirler. İnsanlar bireysel donanımlarını sağladıkları sürece kentlileşme bilincine sahip olurlar. Dolayısıyla kentte yaşamanın sağladığı fayda ve olanakların yanında kentte karşı yükümlülüklerininde sorumluluğunu taşırlar.
İşte bireyler kente karşı hak ve ödevlerinin neler olduğunu bilincine vardıkları zaman gerçek birer kentli olurlar ve kent de ancak kentlileşme olgusuna sahip bireyleriyle yaşanılası bir yer haline gelir.
Kentleşme süreci ve kentlerin yönetimi; merkezi yönetimden vazgeçilerek yerel yönetimler tarafından yerinde yönetme sürecine geçilmelidir. Yani kentler, kent parlamentoları tarafından yönetilmelidir.
Kent yönetimlerince kent konseyleri kurularak kenti oluşturan sivil toplum kuruluşlarının da kent konseylerinde yer almaları sağlanmalı ve ortak karar mekanizmaları oluşturulmalıdır. Böylelikle S.T.K’larla birlikte alınan kararların uygulanması daha başarılı olacaktır.
Lütfü Ersoy
Serbest Muhasebeci
Mali Müşlavir