8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN Günümüzde ülkemiz kadınlarının bir kısmının, özellikle de kadın hakkı denilince aklına ilk gelen türban olunca, galiba kadınlar gününün önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Ülkemin kadınları Cumhuriyetin kurulusundan seksen dört yıl sonra, haklarının en önüne türbanı koyup türban için eylem yaparlarken. Ve bu eylemleriyle aslında… Bir erkeğin dört karısından biri olmak… Şahitlikte iki kadın olarak, ancak bir erkeğin yerini tutmak. Mirastan bir erkeğin yarısı kadar pay almak. Hatta boşanma kararını sadece erkeğin bir boş ol demesine bıraktıklarını söylerlerken… Bundan neredeyse 150 yıl önce de dünya kadınlarının erkeklerle birçok alanda eşit haklara kavuşabilmek için mücadeleleri vardı. 8 Mart 1857 yılında Amerika`nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın, erkeklerden daha düşük tutulan ücretlerini , Uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grev yapmayı kararlaştırdılar. Grev başladı, ama işveren greve müdahale etti. Ve o fabrikalar ateşe verildi. Yüzlerce kadın yanarak öldü. Bu olaydan tam 52 yıl sonra Danimarka`nın Kopenhag şehrinde düzenlenen "Kadın Sosyalist Enternasyonal toplantısında" 8 Mart 1857 de başlayan kadın haklarının kazanılması ve kadınların birlikteliği mücadelesinin, her yıl kadınlar günü olarak kutlanmasını kararlaştırıyorlar. Daha sonra toplanan Birleşmiş Milletler Genel Toplantısında, "8 Mart Kadın Hakları Ve Uluslararası Barış Günü "olarak ilan edildi. Kadınlar o günden sonra da hakları için mücadele ettiler. 1908 de New York` da 15 bin kadın, daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir, oy hakkı ve doğum izni için yürüdüler. Ve bu mücadele eden kadınların sloganı da neydi biliyor musunuz? Ekmek ve gül Ekmek yaşama güvencesini, karın tokluğunu. Gül ise daha kaliteli bir yaşamı simgeliyordu. Ülkemizde kadın hakları, bu gün bize sözde AB normları adı altında demokrasi dersi vermeye çalışan AB ülkelerinden çok daha önce uygulanmıştır.Daha onlar kadın haklarının farkında bile değillerken, Büyük Önder ATATÜRK önderliğinde yapılan devrimlerle Türk kadınları Avrupa ülkelerinden çok uzun yıllar önce haklarına kavuşmuşlardır. Cumhuriyet sonrası kazanılan haklardan bazı örnekler verirsek ; Örneğin 3 Mart 1924`de Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarılarak eğitim laikleştirilmiş tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı`na bağlanmış, Kız ve erkekler eşit haklarla eğitim görmeye başlamıştır. 17 Şubat 1926 Türk Medeni Kanunu`nu kabul edilerek erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmasına ilişkin düzenlemeler kaldırıldı, kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf hakkı tanındı. 1930 Doğum izni düzenlendi. 26 Ekim 1933 Köy Kanunu`nda değişiklik yapılarak kadınlara köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclisine seçilme hakları verildi. 5 Aralık 1934 Anayasa değişikliği ile kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı. Tüm bu kazanımlara rağmen haklarından vazgeçerek geriye gitmeye çakışan kadınlarımız da dahil olmak üzere, güzel Ülkemin tüm kadınlarının "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" kutlu olsun. SEVGİYLE KALIN ALİ FINDIK |