VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN | MARMARA ÜNİVERSİTESİ İİBF MEZUNLAR DERNEĞİ (İŞLETME-İKTİSAT-SİYASAL)
MARMARA ÜNİVERSİTESİ İİBF MEZUNLAR DERNEĞİ (İŞLETME-İKTİSAT-SİYASAL) Hoşgeldiniz.. Bugün


Ana Sayfa ARAŞTIRMA-MAKALE-YAZI VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN 03.05.2016 22:43
VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN

ÖDEME EMİRLERİNİN İPTALİ HAKKINDA MAKALE ………… YAZARIMIZ MALİ MÜŞAVİR RIZA BEYAZDUMAN

Derneğimiz eğitmenlerinden Mali Müşavir Rıza Beyazduman’ın mayıs ayı yazısını yayınlıyoruz.Meslek mensubu ve işadamı üyelerimizin yararına olacağını düşündüğümüz Vergi uyuşmazlıkları ve çözümleri üzerine yayınlayacağımız makalelerin ikincisi,ödeme emirlerinin iptali hakkında yazılmıştır ve örnekleriyle beraber verilmektedir.

MAKALENİN KONUSU     : Ödeme emirlerinin iptali hakkında.

Vergi uyuşmazlıkları ve çözümleri üzerine yayınlamaya başladığımız makalelerin ikincisi Kanuni Defter ve Belgelerin incelenmek üzere yetkililere ibraz edilmemesi nedeni ile indirimi yapılan KDV’lerin reddi ile KDV  Vergi Zıyaı Cezaları yönünden yapılan yargılama sonucunda Vergi Mahkemesi açtığımız davada red kararı vermiş ve davayı süresi içinde Danıştay’a başvurmuş  idik. Ancak Vergi Dairesi Vergi Mahkemesi’nin verdiği red kararına istinaden inceleme raporunda indirimleri reddedilen KDV ve Vergi zıyaı cezalarına  ödeme emirleri düzenleyerek göndermiştir. Bu ödeme emirlerine henüz esas davanın Danıştay safhasında olduğu ve davanın esastan bozulacağını bu nedenle de ödeme emirlerine de tebliğ tarihini takip eden 7 gün içinde iptali yönünde yürütmeyi durdurmalı dava ikame etmiştik. Fakat vergi mahkemesi ödemeyi iptal davasında yürütmeyi durdurmayı gerektirecek bir durum bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Ayrıca mahkeme ödeme emirlerinin de iptalini reddedip davayı mükellef aleyhine bitirmişti. Ancak mükellef ödeme emirlerinin iptalinin reddine karar veren Mahkeme kararını Danıştay a başvurma süresi içinde temyiz etmeyi kaçırdığından ödeme emirleri kesinleşmiş oldu. Fakat esas davamızda savunduğumuz haklılığımız nedeni ile Danıştay kararı mahkemenin red kararını esastan bozarak davanın tekrar görülmesi konusunda ilgili vergi mahkemesine geri göndermiştir. Mükellef lehine gelen bu bozma kararını davalı vergi dairesi karar düzeltme talebiyle Danıştay ‘ a müracaatta bulunmuştur. Oysa Danıştay’ın bozma kararı üzerine mahkemenin yeniden hüküm kurması daha uygun olacaktı.
İşte bu durumda ne yapılması gerekir, nasıl bir yol takip edilir bunları işleyeceğiz.
DAVANIN ÖZETİ                : Davacı adına düzenlenen ……tarih sayılı ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davanın temyiz aşamasında olduğu ileri sürülerek hukuka aykırılığından bahisle iptali istenmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ         : Ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davanın reddi üzerine düzenlenen 2 nolu ihbarnamenin …..tarihinde tebliğine rağmen süresi içerisinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

KARŞI TARAF DAVALI                       : GÜNGÖREN VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ
Merkez/İSTANBUL

İSTEMİN ÖZETİ                                  : Davacı adına düzenlenen 13. 03. 2013 tarih ve 20130313665040000062 sayılı Ödeme emrinin ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davanın temyiz aşamasında olduğu ileri sürülerek Hukuk’a aykırılığından bahisle iptali ve öncelikle yürütmesinin durdurulması istenmektedir

                                   TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 9. Vergi Mahkemesi’nce, dava dosyası incelenerek ,gereği görüşüldü

Olayın niteliğine ve davanın durumuna göre yürütmenin durdurulması isteminin Davalı idarenin birinci  savunması alındıktan veya yasal savunma verme süresi geçtikten sonra incelenmesine 2577 sayılı Kanunun 16’ncı maddesinin 5.fıkrasına uyarınca dava konusu işleme ilişkin tüm bilgi ve belgeleri içeren işlem dosyasının  (kamu alacağının kaynağı ve kesinleşmesine ilişkin evrak ile mahkeme kararı üzerine düzenlenen 2 nolu ihbarname ve tebliğ evrakı dahil)  aslı veya onaylı bir örneğinin idarenin savunması ile birlikte mahkeme başkanlığına gönderilmesi gerektiğinin davalı idareye duyurulmasına, 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca savunma verme süresinin 30 gün olarak belirlenmesine, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İSTEMİN ÖZETİ                                :Davacı adına düzenlenen 13.03.2013 tarih ve 20130313665040000062 sayılı Ödeme emrinin ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davanın temyiz aşamasında olduğu ileri sürülerek hukuka aykırılığından bahisle iptali ve Öncelikle yürütmesinin durdurulması istenmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ                     :Ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davanın reddi üzerine düzenlenen 2 nolu ihbarnamenin 21.01.2013 tarihinde tebliğine rağmen süresi içerisinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde Hukuk’a aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 9. Vergi Mahkemesi’nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrasında idari mahkemelerin idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden olayda yukarıda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine, tebligatın tamamlanmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C
İSTANBUL
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
Y.D İtiraz No: 2014/2827

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINI
VERİLEN KARARA İTİRAZ EDEN (DAVACI)            :

KARŞI TARAF (DAVALI)                                             :

VEKİLİ                                                                           :


 İSTEMİN ÖZETİ                                                           :  Davacı adına düzenlenen 13.03.2013 tarih ve 20130313665040000062 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair İstanbul 9.  Vergi Mahkemesi’nin 17.03.2014 gün ve E:2013/ 3124 sayılı kararına itiraz edilerek yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmesi talep edilmektedir.

                                      TURK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Kurulunca dosyadaki belgeler incelenip yürütmenin durdurulması ret kararına Davacı tarafça yapılan itiraz hakkında gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27.  maddesinin 2.fıkrasında ‘ Danıştay veya İdari Mahkemeler idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda Davalı idarenin savunması alındıktan sonra veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler…’ hükmüne yer verilmiştir.

Dosyadaki belgelerin incelenmesinden uyuşmazlıkta 2577 sayılı Yasa’nın 27/2.  maddesinde öngörülen şartların birlikte gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda itiraza konu kararı mahkememizce hukuk ve usule uygun bulunmuştur

Açıklanan nedenlerle itiraza konu Vergi Mahkemesi’nce verilmiş olan yürütmenin durdurulması veya kararına Davacı tarafça yapılan itirazın reddine dosyanın mahkemesine gönderilmesine 29/ 04 /2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

T.C.
İSTANBUL
9.VERGİ MAHKEMESİ

ESAS NO      : 2013/3124
KARAR NO   : 2014/1915

DAVACI                                        :

DAVALI                                         : GÜNGÖREN VERGİ DAİRESİ MÜDÜRŞÜĞÜ
VEKİLİ                                           : AV. HAKAN ÖZBEY
Vergi Dairesi Başkanlığı-İSTANBUL

DAVANIN ÖZETİ                          : Davacı adına düzenlenen 13.03.2013 tarih ve 20130313665040000062 sayılı ödeme emrinin ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davanın temyiz aşamasında olduğu ileri sürülerek kuka aykırılığından bahisle iptali istenmektedir.

 SAVUNMANIN ÖZETİ                   : Ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davanın reddi üzerine düzenlenen 2 nolu ihbarnamenin 21.01.2013 tarihinde tebliğine rağmen süresi içerisinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 9. Vergi Mahkemesi’nce dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü.

Dava,  davacı adına düzenlenen 13.03.2013 tarih ve 20130313665040000062 sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. Maddesinde: Amme alacağını vadesi ödemeyenlere 7 gün içerisinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları vücudunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmış olup, aynı yasanın 58 inci maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsen böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan Vergi Mahkemesi nezdinde dava açabileceği öngörülmüştür.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun  112/3  maddesinde ise; Vergi Mahkemesinde dava açma Dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27 nci maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar,  Vergi Mahkemesi kararına göre hesaplanan vergi ayeti ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.

Bilindiği üzere ilgililer hakkında ödeme emri tanzim ve tebliğ edilebilmesi vergi alacağının tarh ve tahakkuk safhasına ait tahakkuk fişi veya ihbarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğ yapılarak Amme alacağının kesinleştirilmesi ve vadesinde ödenmemesi halinde olanaklı bulunmaktadır. Aynı şekilde dava konusu edilmekle tahsili duran vergi veya cezaya ilişkin olarak davanın reddi kararı verilmesi halinde de Mahkeme kararına istinaden düzenlenecek 2 nolu ihbarnamenin tebliğ ve Kanunen öngörülen bir aylık vade süresinin geçmesiyle ödeme emri düzenlenebilecektir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı adına 2006 yılı için tarh edilen katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı İstanbul 9. Vergi Mahkemesi nezdinde açılan davada verilen 20.09.2012 tarih ve 2011/2269,      K:2012/2349 sayılı  ‘Kısmen Kabul, Kısmen Ret’ kararına istinaden kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır

Dava konusu olayda ödeme emrine konu kamu alacağı hakkında açılan davada verilen davanın reddine ilişkin kararı istinaden yukarıda anılan 213 sayılı yasanın 112 nci maddesi uyarınca Davacı adına 2 nolu ihbarname düzenleyip düzenleme dinin tespiti amacıyla Mahkememizce verilen 22.01.2014 tarihli ara kararımıza cevap olarak davalı idare tarafından Mahkememize ibraz edilen 2 nolu ihbarnamelerin, yukarıda anılan mahkeme kararı doğrultusunda ve hükmedilen yargı harcı ile hesaplanan gecikme faizi ne de yer verilerek düzenlendiği ve Davacı vekili ne usulüne uygun olarak 21.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır

ESAS NO     : 2013 / 3124
KARAR NO : 2014 / 1915

Bu durumda, tahsili amaçlanan kamu olacağına ilişkin mahkeme kararı doğrultusunda düzenlenerek usulüne uygun olarak tebliğ edilen 2 nolu ihbarname üzerine kamu alacağının süresi içerisinde ödenmediğinden bahis düzenlendiği anlaşılan dava konusu ödeme emrinde mevzuata aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davanın reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacıdan 25.20 TL karar harcı alınmasına, artan avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Davalı vekili adına 750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve Davacı tarafından ödenmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
BAŞKAN                                           ÜYE                                       ÜYE

Yukarıda izahına çalıştığımız ödeme emrinin iptali aşamasında mahkemenin davacının yürütmeyi durdurma taleplerine red kararı neticesi ile davacı bu defa bir üst mahkeme olan  bölge idare mahkemesine, ilgili mahkemenin verdiği  yürütmeyi durdurmanın reddi konusunda ki kararına  itiraz etmiştir. Bölge idare mahkemesi de yaptığı inceleme sonunda yerel mahkemenin verdiği red kararını onaması neticesinde, davayı esastan inceleyen yerel mahkemede davacının  ödeme  emrinin iptali yönünde ki taleplerini uygun bulmayıp reddetmesi ve bu kararında 30 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolunun açık olmak üzere verdiği karar karşısında ;

a) Davacı (mükellef) sehven 30 günlük sürede Danıştay a temyiz başvurusu yapmamıştır.
b) Bu durumda ödeme emri kesinleşmiştir.

Burada, KDV ve Vergi Zıyaı Cezaları yönünden iptali istemli açılan davada mahkemenin verdiği ve birinci makalede de işlediğimiz davanın Danıştay tarafından talebimiz doğrultusunda bozulmuş olduğundan yerel mahkeme bozma kararına dayalı olarak davayı yeniden karar tesis etmesi yönünde davayı esastan görmesi gerekirken ilgili vergi dairesi yerel mahkemenin Danıştay’ın bozma kararı yönünde y eni hüküm tesis etmesini beklemeksizin bu defa  Danıştay’a karar düzeltmeyi tercih etmiştir.
Şimdi davacının izleyeceği bir yol var. Vergi dairesine ödeme emirlerinin kesinleşmiş olan mahkeme kararının eksik olduğunu ve bu ödeme emirlerine red kararının verilmeden,  aynı mahkeme KDV ve Vergi Zıyaı ceza ihbarnamelerinin  esastan verdiği reddi kararın Danıştay safhasında temyiz süresi içinde neticesini beklemesi gerekirken ve davacının bu yöndeki taleplerini dikkate almadan vermiş olduğu red kararına dayalı kararı askıda kalmıştır. Bu nedenle bu kesinleşmiş ödeme emrinin uygulamaya konmaması yönünde ki vergi dairesine düzeltme talepli dilekçesinin neticesine göre hareket etmesi, şayet olumlu cevap alınmadığı takdirde mükellef,  Maliye Bakanlığı’na şikayet yoluyla 60 günlük süre içerisinde tekrar Danıştay’ın bozma yönünde verdiği temyiz kararının neticesine göre düzeltme yapılıp, bu bozma kararına göre hareket edilmesini talep eder. şayet şikayet yoluyla yapılan talep sonuçsuz kalırsa yine yerel mahkemede yeni bir dava açılır. Bu defa ki açılan davada talep olarak yerel mahkemeden Danıştay’ın vermiş olduğu bozma kararına göre kararı veren mahkemenin tesis edeceği yeni kararın beklenmesine ve bu nedenle kesinleşmiş olan ödeme emirlerinin yürütmeyi durdurma talepli iptali istenebilir.

ÖNEMLİ NOT: bu davanın geçileceği aşamalar neticesine göre çıkacak kararlar ileride tekrar yeni bir makale konusu yapılacaktır.

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.



Anket

Web Sitemiz Nasıl Olmuş?

View Results

Loading ... Loading ...

ISTANBUL için Hava Durumu
ISTANBUL

MAKALELER

VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN

VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN ŞUBAT YAZISI

PROJE YÖNETİMİ – Miray Kaymakçı



LİNKLER

İSTİVAK - İSMMMO - TÜRMOB - MARMARA ÜNİVERSİTESİ - İŞLETME FAKÜLTESİ - İKTİSAT FAKÜLTESİ - SİYASAL BİLGİLER İKTİSADİ DAYANIŞMA -DERNEK LOKALİ (LOKAL PERA)


DESTEKLEYENLER

DESTEKLEYENLER