VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN ŞUBAT YAZISI | MARMARA ÜNİVERSİTESİ İİBF MEZUNLAR DERNEĞİ (İŞLETME-İKTİSAT-SİYASAL)
MARMARA ÜNİVERSİTESİ İİBF MEZUNLAR DERNEĞİ (İŞLETME-İKTİSAT-SİYASAL) Hoşgeldiniz.. Bugün


Ana Sayfa ARAŞTIRMA-MAKALE-YAZI VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN ŞUBAT YAZISI 24.02.2016 09:03
VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN ŞUBAT YAZISI

DERNEĞİMİZ EĞİTMENLERİNDEN ÜYEMİZ  RIZA BEYAZDUMAN VERGİ DAVALARI İLE İLGİLİ YAZILARINA BAŞLADI.

Okulumuz mezunu ve Derneğimiz üyesi Mali Müşavir Rıza Beyazduman internet sitemizin yazarları arasına katılmıştır.Sayın Beyzaduman ; Vergi Davaları ve Uyuşmazlıkları konusunda uzman olup,Derneğimiz tarafından düzenlenen eğitimlerde eğitmen olarak görev almaktadır.Bundan sonra Vergi Davaları ve uyuşmazlıkları ile  ilgili yazılarına her ay devam edecektir.Gerçek örnekler ile  geniş anlatımlı bu yazıların meslek mensubu arkadaşlarımıza yararlı olacağını düşünmekteyiz.

Vergi uyuşmazlıkları ve çözümleri üzerine yayınlayacağımız makalelerin ilki, istenilen kanuni defter ve belgelerin incelenmek üzere yetkililere ibraz edilmemesi halinde doğacak problemler ve çözümüne  ilişkindir.

DEFTERLERİNİ ZAMANINDA İBRAZ ETMEYEN BİR MÜKELLEFE İLİŞKİN DAVANIN GELİŞİMİ VE SONUÇLARI

a) 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında indirimleri yapılan Katma Değer Vergilerinin reddi ile Katma Değer Vergisi ve Vergi Ziyaı cezası , Özel Usulsüzlük Cezaları yazılan inceleme raporlarına binaen Vergi Dairelerinin tarafımıza vergi ve ceza ihbarnameleri salınmasıdır. Şunu belirtmek gerekir ki VUK ‘ un 135. Maddesinde kimlerin inceleme yapmaya yetkili oldukları belirtilmiştir. Bu inceleme elemanlarının defter ve belgelerin ibrazını istedikleri , 15 günlük süre de evrak ve belgelerin ibraz edilmemesi sonucu doğan neticedir. Gerçi inceleme elemanları isterlerse yazılı talep halinde bu süreyi uzatabilirler. Ya da bu süreye uymayan mükellefe kendiliklerinden mükerrer 15 günlük ilave bir süre de tanıyabilirler.
   b) şayet mükellef bu sürelere uymadığı takdirde kendilerine indirimleri reddedilen KDV leri ve Vergi Zıyaı Cezası ile kesilen Özel Usulsüzlük Cezaları ihbarnameleri kendilerine ulaştığı tarihten itibaren 30 günlük sürede Bölge İdare Mahkemelerinin vergi davalarına bakan Vergi Mahkemeleri nezdinde dava açabilirler, tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların kaldırılmasını , iptalini ilgili mahkemeden talep edebilirler.
   c) Ancak , talep edilen kanuni defter ve belgeleri inceleme elemanlarına belirtilen sürede (mücbir sebep hariç) sunamadığımızı ve bu kanuni defter ve belgeleri ilgili mahkemeye incelenmek üzere sunabileceğimizi, bu konuda ara karar verilmesini talep edebiliriz.
Zira,  2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda re’sen araştırma ilkesi benimsenmiş, aynı kanunun 31. Maddesinin atıfta bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. Maddesinde, hakimin özel bilgi ve uzmanlık isteyen bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.
Şimdi vereceğimiz örnek davada yürütülen çalışmaları ve aldığımız sonucu aktaracağız.

DAVANIN ÖZETİ: Davacının 2006 takvim yılına ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucunda, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle ve ilgili dönem katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2006/1-7,9,10,11,12 dönemleri için resen tarh edilen üç kat vergi zıyaı cezalı katma değer vergisinin; inceleme elemanına istenilen belgeleri süresinden sonra ibraz etmek istemelerine rağmen kabul edilmediği, indirimlerinin reddedilmesinin yasal olmadığı, defter ve belgelerin Mahkemeye sunulabileceği belirtilerek tarhiyat ve cezaların kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı şirket defter ve belgelerinin inceleme elemanınca istenilmesine ve ilgili yazının tebliğ edilmiş olmasına rağmen ibraz edilmemesi nedeniyle düzenlenen 08.09.2011 tarih ve VDENR-2011 – 2021/16 sayılı vergi inceleme raporuna istinaden davacı tarafından indirilen katma değer vergilerinin reddedilmesi suretiyle yapılan tarhiyatın ve kesilen cezaların yasal olduğu savunulmaktadır.
Karar veren X Vergi Mahkemesince dava dosyası incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık 2006 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 31.10.2011 tarih ve 2011/001,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 sıra numaralı vergi/ceza ihbarnameleriyle resen tarh ve tebliğ edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinden kaynaklanmaktadır.
213 Sayılı VUK nun 30.maddesinin 3.bendin de; bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi halinin resen takdir nedeni olduğu, bu durumda verginin, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenen ve re’sen takdir olunmuş sayılan matrah ve matrah farkı üzerinden tarh edileceği, aynı konusu ‘’vergi incelemeleri başlığını taşıyan ‘’134 ve müteakip maddelerinde, vergi incelenmesinin amacının ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilerek gerçek durumun vergilemeye esas alınacağı ve incelemenin bu amacı sağlamaya yönelik olduğu, 3 maddesinde de vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29 ve 34 maddesine göre, KDV nin indirim konusu yapılması için, vergiyi doğuran olayın vukuu bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği belirtilen KDV nin alış faturası ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesinin gerektiği, 54. Maddesinde de, Kayıt düzeni belirtilmiş, buna göre KDV mükelleflerinin tutulması mecburi defter ve kayıtlarının bu verginin hesaplanmasına ve kontrolüne imkân verecek şekilde düzenlenmeleri zorunlu kılınmıştır.
Olayda, davacıdan istenen defter ve belge isteme yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği kendisine verilen 15 günlük süre içinde ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediği gibi usule uygun olarak ek süre talebinde de bulunulmadığı, bunun dışında ibraz edilmeme fiilini haklı gösterecek herhangi bir mücbir sebep de ileri sürülmediği anlaşılmıştır.
Davacı ilgili yıl defter ve belgelerini Mahkememizce istenildiğinde ibraz edileceğini belirtmiştir. Ancak; belge ve kayıtların vergilemeye esas alınabilmesi veya yapılan vergilendirme işlemenin doğruluğuna kanıt olabilmesi için, ibrazın vergi idaresine veya incelemeye yetkili elemanına yapılmış olması gerekmekte olup, esasen; ibraz zorunluluğu ve inceleme yetkisini öngören VUK nun, vergi idaresinin görev ve yetkileri ile vergilendirmede izlemek zorunda olduğu yöntemleri düzenleyen bir idari usul yasası olması da, bunun göstergesidir. Yasada öngörülen zorunluluğa karşın, usulüne uygun olarak verilen süre içerisinde, haklı mazeret olmaksızın, belge ve defterlerin ibrazından kaçınılması, vergi idaresinin denetiminden saklanmak istenilen kimi durumların olduğu ve bunların inceleme yoluyla ortaya çıkarılmasının engellenmesinin amaçlandığı anlamına gelecek ve salt bu nedenle, defter ve belgelerin ilgili lehine kanıt olma değerini yitirecektir. VUK’nun 30 uncu maddesinin 2. Fıkrasının 3. Bendinde, bu kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerin hepsinin veya bir kısmının vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmesinin dönem matrahının re’sen takdirini gerektiren, ayrı bir durum olarak öngörülmüş olmasının nedeni de budur. Bilindiği üzere; idari yargı yetkisi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin 2.fıkrasında, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlandırılmıştır. İdari yargı yerlerinin bu denetim yetkisi, kanunların idari makamlara bıraktığı yetkilerin kullanılmasının hukuka uygun olup olmadığını araştırılmasını kapsamakta olup söz konusu yetkilerin idari yargı yerlerince kullanılması sonucunu doğurmayacağından; vergi mahkemelerinin, vergi idaresine ait vergi incelemesi ve karşıt inceleme yapma yetkisinin kullanılmasının hukuka uygunluğunu denetlemekle yetinecekleri; onların yerine geçerek, vergi-incelemesi ve karşıt inceleme yoluyla defter kayıtlarının ve bu kayıtların dayanağı olan belgelerin gerçek durumla uyumlu olup olmadıklarını araştıramayacakları tabiidir. Aksi düşünüldüğünde; vergi incelemesi yapmaya yetkili denetim elemanına ibraz edilmeyen defter ve belgelerin, çıkan uyuşmazlık dolayısıyla açılan idari davada, inceleme yetkisi ve inceleme için gerekli olabilecek alt yapıya sahip bulunmayan idari yargı yerince karara dayanak alınması, vergiyle ilgili muamelelerin gerçek mahiyetlerini vergi idaresinin denetiminden kaçırmayı düşünen vergi mükelleflerinin, bunu sağlamak amacıyla, defter ve belgelerinin inceleme elemanı yerine yargı yerlerine ibrazını yeğlemelerine yol açabilecektir. Zira bu durumda inceleme sadece KDV indirimleri yönünden yapılabilecek olup, süresinde inceleme elemanına ibrazı durumunda ise, muhasebe sistemi ve başka vergi kanunları bakımından da inceleme yapılabilecektir.
Bu durumda, yukarıda alıntısı yapılan yasa hükümlerinin birlikte incelenmesinden, katma değer vergisinden tahsil edilen miktarlardan, ilgili dönemde ödenen vergilerin indirilebilmesi için, indirime konu belgelerin kanuni deftere usulüne uygun olarak kaydedildiğinin ve idarece yapılacak her türlü incelemeye elverişli olduğunun, istenildiği takdirde yükümlü tarafından kanıtlanması gerektiği halde davacının bu kayır ve tevsik yükümlülüğünü yine de yasada sayılan mücbir sebep koşullarından biriyle dahi yerine getiremediği dikkate alındığında yararlanılan katma değer vergisi indirimlerinin reddinde yasaya ve hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Üç kat olarak kesilen vergi ziyaı cezasına gelince:
Matrah farkı, davacının katma değer vergisi beyannamesinde bildirdiği indirimlerinin kabul edilememesi suretiyle tespit edilmiş olup, harici bir araştırma yapılmadığından ve bu durumda olaya vergi aslının üç katı tutarında vergi ziyaı cezası yerine bir katı tutarında ceza uygulanması gerekeceğinden, kesilen cezanın vergi aslının bir katını aşan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine vergi aslının bir katını aşan vergi ziyaı cezasının iptaline, vergi aslı ile vergi aslının bir katı tutarında ki vergi zıyai cezası yönünden davanın reddine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi

           X KARŞI OY

Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20.maddesinde de, Danıştay ile İdare ve Vergi Mahkemelerinin, bakmakta oldukları davaya ait her çeşit incelemeleri  kendiliklerinden yapacakları, mahkemeler belirlenen süre içince lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri, bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesinin mecburi olduğu hükmü yer almıştır.
Olayda, mücbir sebep ileri sürmeyen yükümlü hakkında, defter ve belgelerin istenilmesine ilişkin yazının tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmemesi nedeniyle indirilen KDV nin deftere kayıtlı olduğu ispatlanamadığından 213 sayılı Yasanın 30/3.maddesi gereğince dönem matrahının resen belirlenmesi yerinde olmakla birlikte, resen araştırma ilkesi ve vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelenin gerçek mahiyetin esas olduğuna ilişkin kural gereğince, davacının defter ve belgelerinin ara kararı ile istenilmesi, defter ve belgelerin ibraz edilmesi halinde ibraz edilen defter ve belgelerden davalı idarenin haberdar edilmesi ve bunun sonucunda söz konusu belgelerin gerçekten alış yaptığı emtialara ait alış faturalarının olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış faturaları göz önüne alınarak ödenecek verginin tespiti için gerekirse defter ve faturalar üzerinden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, böyle bir araştırma yapılmaksızın ve mükerrer vergilemeye de yol açacak bir şekilde tarh edilen cezalı KDV ne karşı açılan davayı kısmen reddeden çoğunluk kararına katılmıyorum.

                      DAVANIN DANIŞTAY SAFHASI

DANIŞTAY 9. DAİRE
Esas No: 2013/2998, Karar no: 2015/12078

TEMYİZ İSTEMİNİN ÖZETİ: davacı adına defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 2006/Ocak-Temmuz, Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen KDV ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; bir kat vergi ziyaı cezalı KDV yönünden reddeden, cezanın bir katı aşan kısmı yönünden kabul eden, İstanbul 9. Vergi Mahkemesi’nin 20.09.2012 tarih ve E:2011/2269, K:2012/2349 sayılı kararının, dilekçelerde ileri sürülen sebeplerle karşılıklı bozulması istenilmektedir.

TETKİK HÂKİM’İN DÜŞÜNCESİ: Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

Hüküm Veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlıkta, davacı adına defter belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 2006/Ocak-Temmuz, Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen KDV ile kesilen üç kat vergi zıyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; bir kat vergi zıyaı cezalı KDV yönünden reddeden, cezanın bir katı aşan kısmı yönünden kabul eden, Vergi mahkemesi kararının, taraflarca bozulması istenilmektedir.
213 sayılı VUK nun 30. Maddesinde ‘’re’sen vergi tarhı’’ tanımlanmış, aynı maddenin 3.bendinde, bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmını tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş veya vergi incelemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemiş olmaması halinde maddi delillerin var olmadığının kabul edeceği açıklanmıştır. Madde hükmüne göre, defter ve belgelerin her ne sebeple olursa olsun ibraz edilmeme halinin, re’sen takdir sebebi sayılacağı kuşkusuzdur.
3065 sayılı KDV Kanununun 29. Maddesinin 1/a bendinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV den, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV ni indirebilecekleri, aynı Kanunun 34.maddesinin 1.bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait KDV nin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümler karşısında KDV nin indirim konusu yapılabilmesi için, indirim konusu yapılacak verginin fatura ve benzeri belgeler ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve söz konusu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması gerekmektedir.
04/02/2011 tarh ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 447.maddesinin 2.bendinde; mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Mahkemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükmüne yer verildiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin gönderme yaptığı Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun ilgili maddeleri yerine Hukuk Mahkemeleri Kanununda karşılık gelen maddelerin dikkate alınması gerekmektedir.
2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununda re’sen araştırma ilkesi benimsenmiş, aynı Kanunun 31. Maddesinin atıfta bulunduğu Hukuk Mahkemeleri Kanununun 266.maddesinde, hâkimin özel bilgi ve uzmanlık isteyen bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.
Olayda, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi re’sen takdir nedeni olsa da, davacı tarafından, defter ve belgelerin incelenmek üzere hazır olduğu, istenmesi halinde ibraz edilebileceği dava dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde ileri sürüldüğünden, yukarıda sözü edilen re’sen araştırma ilkesi uyarınca Vergi Mahkemesince davacının defter ve belgelerinin istenilmesi, ibraz edilecek olan defter ve belgelerden vergi dairesinin de haberdar edilmek suretiyle söz konusu belgelerin gerçekten alış faturalarını göz önüne alınarak ödenecek verginin tespiti için bu defter ve faturalar üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle ortaya çıkacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare temyiz isteminin bu nedenle reddine, davacı temyiz isteminin kabulüne, İstanbul X Vergi Mahkemesi’nin 20/09/2012 tarih ve E:2011/2269, K:2012/2349 sayılı kararının bozulmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/10/2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

X KARŞI OY: Temyizde ileri sürülen iddialar Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz istemlerinin reddi gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.

Ancak, davanın Mahkeme tarafından reddedilmesi nedeniyle Vergi Dairesi tahakkuk eden vergi ve cezalar yönünden ödeme emri göndermiştir ve firma bu ödeme emirlerine yürütmeyi durdurmalı iptal davası açmıştır. Gelecek makalemizde bu konuyu detaylı olarak inceleyeceğiz. Ayrıca her ay değişik vergi problemlerinin çözümüne devam edeceğiz.

MALİ MÜŞAVİR RIZA BEYAZDUMAN
ODA SİCİL NO: 4560

ŞUBAT 2016

 

 

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.




Anket

Web Sitemiz Nasıl Olmuş?

View Results

Loading ... Loading ...

ISTANBUL için Hava Durumu
ISTANBUL

MAKALELER

VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN

VERGİ DAVALARI RIZA BEYAZDUMAN ŞUBAT YAZISI

PROJE YÖNETİMİ – Miray Kaymakçı



LİNKLER

İSTİVAK - İSMMMO - TÜRMOB - MARMARA ÜNİVERSİTESİ - İŞLETME FAKÜLTESİ - İKTİSAT FAKÜLTESİ - SİYASAL BİLGİLER İKTİSADİ DAYANIŞMA -DERNEK LOKALİ (LOKAL PERA)


DESTEKLEYENLER

DESTEKLEYENLER